|
 |
İnsanın hayatında verdiği en önemli kararlardan birisi de çocuk sahibi olmak
istemesidir. Hayatının herhangi bir döneminde çocuk sahibi olmayı istemeyen
kadın yok gibidir. Ancak bu güç karar verildiğinde gebe kalmadan önce hem
ruhsal hem de fiziksel olarak hazır olmak gerekir.
İlk doktor ziyaretini hamile kaldıktan sonra yapmak her zaman yeterli
olmayabilir. Sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmek, sağlıklı ve rahat bir
doğum yapmak ve sağlıklı bir bebeğe sahip olmak için hamile kalmaya karar
verdiğinizde doktorunuzla görüşmeniz önemlidir.Doktorunuz hem sizin hem de
dünyaya getirmeyi planladığınız bebeğinizin zarar görmesini engellemek için
bazı muayene ve tetkikler yapacak size sağlıklı bir hamilelik dönemi için
önerilerde bulunacaktır.
Gebelik öncesi muayene
Anne olmaya karar verildiğinde ilk yapılması gereken gebeliği takip etmesi
istenilen hekim ile temasa geçmek, randevu almak ve muayeneye gitmektir.
Gebelik öncesi muayenenin birtakım amaçları vardır. Sağlık durumu ile ilgili
amaçların dışında sizin hamileliğinizi takip etmesini ve doğumunuzda eşlik
etmesini arzu ettiğiniz hekiminizi tanımanız ve pozitif diyalog kurmanız
açısından da bu ilk ziyaret son derece önemlidir. Doktorunuzla kuracağınız
diyalog hamilelik takiplerinin önemli bir detayıdır.
Doktorunuz "ben bebek sahibi olmak istiyorum" diye başvurduğunuzda sizin
genel sağlık durumunuz ile ilgili ana hatları çıkartmaya çalışacak ve olası
problemleri saptayarak bunları tedavi edecektir.
Muayenenin ilk aşaması görüşmedir. Bu görüşmede doktorunuz ilk önce sizi
tanımaya çalışacaktır. Yaşınız, mesleğiniz, kaçıncı evliliğiniz olduğu gibi
sizin için önemsiz görünebilecek bazı bilgiler doktorunuza önemli ipuçları
verebilir. Bunlardan mesleğiniz özellikle önemlidir. Meslek ile ilgili
faktörler genel sağlık durumu dışında hamilelikte de zararlı olabilmektedir.
Doktorunuz daha sonra kalp hastalığı, diyabet, karaciğer hastalığı, böbrek
hastalığı gibi kronik sistemik hastalığınız olup olmadığını sorgular. Bu
hastalıkların varlığı hamileliğin size zarar vermesine neden olabileceği
gibi bebeğinizin sağlıklı gelişimine engel olabilmesi açısından da
önemlidir. Sistemik hastalıklar gözden geçirildikten sonra sıra daha
spesifik olan jinekolojik hastalıklara gelir. Myom, yumurtalık kisti,
endometriozis gibi hamileliğe engel olabilecek durumların varlığına yönelik
ipuçları aranır ya da daha önceden bu tür durumların varlığı tespit edilmiş
ise uygulanan tedaviler ve sonuçları ile ilgili bilgi edinilir. Bazı
jinekolojik hastalıklar ve enfeksiyonlar hamile kalmada güçlüğe ya da hamile
kalındığında düşüklere neden olabildiğinden jinekolojik öykü son derece
önemlidir.
Obstetrik öykü olarak adlandırılan ve daha önceden yaşamış olduğunuz
hamilelikler ile bunların sonuçları ile ilgili bilgiler de önemli ipuçları
verebilir. Eğer daha önce doğum yaptıysanız bebeklerin doğum haftaları,
doğum kiloları, doğum şekli, eylem ve doğum sırasında yaşanan özellikler
değerlendirilir. Eğer daha önceden tekrarlayan düşükler, sakat ya da ölü
doğumlar varsa doktorunuz yeniden hamile kalmanıza izin vermeden önce
bunların nedenlerini araştırmak ve gerekiyorsa tedavi etmek isteyecektir.
Bu ilk görüşmede hem anne hem de baba adayının aile geçmişleri sorgulanır,
soylarında genetik geçiş gösteren herhangi bir anomali ya da hastalığın olup
olmadığı araştırılır. Bu tür bir problem varlığında doktorunuz gebelik
öncesi genetik danışmanlık isteyebilir.
Görüşmenin bir başka amacı da anne-baba adayının yaşam ve beslenme
alışkanlıklarının ortaya çıkarılmasıdır. Bu alışkanlıklar hamileliğe ve
bebeğe zarar verebileceği için mutlaka sorgulanmalıdır.
Düzenli ya da düzensiz kullanılan ilaçlar hekim ile tartışılmalı, bunların
gebeliğe ve bebeğe olan etkileri sorgulanmalıdır. Öte yandan alerji varlığı
ve hangi maddelere karşı allerjik olunduğu da önemlidir.
Muayene
Öykü alındıktan ve kişinin genel sağlık durumu ile ilgili detaylı bilgi
edinildikten sonra sıra muayeneye gelir. Bu jinekolojik muayenede standart
muayeneden farklı bir işlem yapılmaz.
Muayenede vajinal ve pelvik enfeksiyonlar araştırılır. Transvajinal
ultrasonografi ile rahim ve yumurtalıkların durumu değerlendirilir. Myom,
kist, endometrioma varlığı araştırılır.
Eğer daha önceden yapılmadıysa ya da yapılmış olsa bile üzerinden 1 yıldan
fazla zaman geçmiş ise mutlaka smear testi yapılmalıdır.
Muayenenin son aşaması boy,kilo ve tansiyon tespitinin yapılmasıdır.
Laboratuar incelemeleri
Öykü ve muayeneden sonra sıra bunlarla saptanamayan faktörlerin incelenmesi
gerekir. Bu inceleme laboratuar yardımıyla yapılır. Bilinenin herhangi bir
hastalığı olmayan kişilerde rutin testler istenir. Rutin testler şunlardır:
 | Tam kan sayımı
 | Tam idrar tetkiki
 | Anne ve babanın kan grupları
 | Toksoplazma ile ilgili testler
 | Rubella (kızamıkçık) ile ilgili testler
 | Hepatit B ile ilgili testler
 | Açlık kan şekeri (AKŞ) bakılması son zamanlarda
önerilmemektedir çünkü AKŞ sadece var olan aşikar diyabeti gösterir.
Bunun yerine 50 gram glukoz ile yapılan tarama testi daha önemli bilgiler
verebilir.
| | | | | | |
Bunlar dışında belirli bir yakınma ya da bulgu varsa buna
yönelik incelemeler yapılır. Örneğin adet düzensizliği varlığında tiroit ve
prolaktin hormonları da dahil olmamak üzere detaylı hormon incelemesi
gerekli olabilir. Jinekolojik hastalık dışında bir patoloji saptandığında
doktorunuz ilgili branştan konsültasyon isteyecektir.
Öneriler
Tüm incelemeler yapıldıktan ve hamile kalmaya engel bir durum olmadığı
gösterildikten ya da var olan patolojiler tedavi edildikten sonra sıra
önerilere gelir.
Yapılan tetkiklerde rubella'ya karşı bağışık olmadığınız saptanırsa aşı
olmanız gerekir. Ancak bu aşı canlı virüslerden yapıldığı için aşı sonrası 3
ay süreyle hamile kalmamanız ve bu sürenin sonunda bağışıklık gelişip
gelişmediğini kontrol ettirmeniz gereklidir.
Eğer diyabet (şeker hastalığı) saptanmış ise kan şeker düzeyinizin mutlaka
normal düzeyde tutulması gerekir Yapılan araştırmalar kan şekeri
yüksekliğinin hamilelik üzerinde olan olumsuz etkilerinin döllenme olmadan
çok daha önce başladığını ortaya koymuştur.
Gebelik ve anne olma heyecanı sağlıklı bir yaşam için mükemmel bir
motivasyon aracıdır. Bu kararı veren pek çok kadın alışkanlıklarını kendi
isteği ile değiştirmekte, pek çoğunun eşi de ona destek olmak maksadıyla ona
uymaktadır. Sonuç daha sağlıklı bireyler ve aile olarak karşımıza
çıkmaktadır.
Sigara: Sigarayı bırakmak için anne olmayı istemekten daha iyi bir sebep
olamaz. Sigara kadında yumurta, erkekte sperm sayı ve kalitesini
azalttığından gebe kalmada güçlüğe neden olabilir. Sigara içen gebelerin
bebekleri düşük doğum ağırlıklı olabilmekte, bu kadınlarda düşük ya da erken
doğum daha sık görülmektedir. Yeni yayınlanan bir çalışmada gebelikleri
boyunca sigara kullanan kadınlardan doğan erkek çocukların ileriki
yaşamlarında suç ve şiddete olan eğilimlerinin artmış olarak bulunması
ilginçtir.
Alkol: Benzer şekilde alkol de gebe kalma şansını bir miktar azaltır. Anne
karnında alkole maruz kalan bebeklerde uzun dönemde zeka gerilikleri,
öğrenme bozuklukları, davranış bozuklukları görülebilir. Yine yapılan bir
çalışmada haftada 1-5 kez alkol kullanan kadınların hiç kullanmayanlara göre
daha zor gebe kaldıkları saptanmıştır. Alkol erkekte de sperm sayısı ve
kalitesini azaltır.
Stres: İsrail'de yapılan bir araştırmada infertilite tedavisi gören
kadınlarda stres gidermek maksadı ile meditasyon yapanlarda gebeliklerin
daha kolay elde edildiği sonucuna varılmıştır. En sağlıklı ve kolay stres
giderici egzersizdir.
Beslenme: Gebelikte olduğu gibi gebe kalmaya karar verildiğinde de beslenme
son derece önemlidir. Suni tatlandırıcılar, kafein gibi pek çok maddenin
kullanımı azaltılmalıdır. Kilo fazlalığı varsa bunları vermek için en iyi
dönem gebelik öncesidir. Çünkü gebelikte diyet önerilmez. Yaygın kanının
aksine beslenme bozukluğu olmayan kişilerde hamile kalmadan önce vitamin
takviyesi gerekmez. Bu durumun istisnası folik asittir.
Hamile kalmadan önce B grubu vitaminlerden biri olan folik asit takviyesi
faydalı olmaktadır. Günde alınan 400-800 mikrogram folik asit bebekteki
merkezi sinir sistemi anomalilerini %50'ye yakın oranda azaltır. Buna karşın
folik asidin düşük olasılığını da arttırdığına dair az sayıda araştırma da
mevcuttur. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi üreme çağındaki her kadının her gün
folik asit almasını önermektedir.
Önemli noktalar
Gebe kalınıp kalınamayacağı önceden bilinemez.Hiçbir hekim ya da kişi,
hiçbir kimseye çocuğun olur ya da olmaz diye garanti veremez. Tabii ki bunun
istisnaları vardır. Rahmi ya da testisleri olmayan bireylerden oluşan
çiftlerde doğal olarak gebelik olmaz. Ancak anatomik olarak hiçbir problem
olmasa bile %15 vakada açıklanamayan kısırlık olduğu unutulmamalıdır.
Gebe kalmaya karar verildiğinde doğal olarak ilk yapılacak şey korunmayı
bırakmaktır. Uygulanan yönteme bağlı olarak üreme yeteneğinin geri dönmesi
0-3 ay kadar sürebilir.
Gebe kalmak için en uygun dönem 28 günde bir adet gören kadında kanamanın
başlangıcından itibaren 12-15. günlerdir.
Gebe kalma şansını arttırmak için düzenli bir cinsel yaşam ve haftada en az
3 ilişki faydalı olur. Bu şekildeki çiftlerin %75'i 6 ay içinde gebelik elde
eder.
Çiftlerin %15 inde 1 yılın sonunda gebelik olmaz. Bu çiftlerin infertilite
araştırılması açısından hekime müracaatı gerekir. |
|